BÜYÜCÜLERİN VARİSLERİ

ESKİ MISIR BÜYÜCÜLERİNİN VARİSLERİ MASONLAR

Firavun HUR (Horus)’un büyücü rahipleri vardı, kölelik ve tanrısallık temelli egemenliğin akıl hocasıydılar,

Kral ArtHUR un büyücüsü Merlin vardı , zulme dayalı egemenliğin akıl hocasıydı,

Osmangazi’nin yanında Şeyhi Edebali vardı, adalet ve merhametle yüzyıllar süren RAHMANİ MEDENİYETİN fikir babasıydı..

LİDERLER, mana aleminde kiminle ise, halkın maddi hayatı ona göre şekilleniyor…

Yahudilere bir hidayet ve nur olarak gönderilen kitap Tevrat’tır.

Gerçek şu ki, Biz Tevrat’ı, içinde bir hidayet ve nur olarak indirdik. Teslim olmuş peygamberler, Yahudilere onunla hükmederlerdi. Bilgin-yöneticiler (Rabbaniyun) ve yüksek bilginler de (Ahbar), Allah’ın kitabını korumakla görevli kılındıklarından ve onun üzerine şahidler olduklarından (onunla hükmederlerdi)… (Maide Suresi, 44)

Tevrat’ta Allah’ın birliği, sıfatları, evrenin yaratılışı hakkında Kuran’a mutabık birçok söz yer alır. Gerçek olan, değiştirilmemiş Tevrat’ta Allah Kuran’da olduğu gibi Yaratıcı sıfatına sahiptir. Ama Yahudiler hem Tevrat’ı değiştirmiş, hem de hak hükümlerle taban tabana zıt olan Kabala öğretisini kabul etmişlerdir. Kabalistler Tek tanrıya değil çok sayıda Tanrı’ya inanırlar ve buna da Sefirot adını verirler.

Bildiğiniz gibi Eski Mısır’daki Firavun rejiminin en önemli dayanağı, rahipler (büyücüler) sınıfıydı. Büyücülerin öğretisi, daha sonra Kabala’nın kökenini oluşturdu ve oradan da Masonlara aktarıldı.

Firavunlar ülkesi Eski Mısır, dünya tarihinin bilinen en eski uygarlıklarından biridir. Aynı zamanda en baskıcı uygarlıklardan biri olarak kabul edilir. Eski Mısır’ın günümüze ulaşmış olan görkemli yapıları, yani piramitler, sfenksler veya obeliskler, yüz binlerce köle işçinin yıllar boyunca kırbaç ve açlık tehdidiyle ölesiye çalıştırılmalarıyla inşa edilmiştir. Mısır’ın mutlak hâkimleri olan Firavunlar, kendilerini sözde “ilah” olarak göstermiş ve tebalarının kendilerine tapınmasını istemişlerdir. Allah’ı tenzih ederim.

Eski Mısır hakkında bize bilgi ulaştıran kaynakların birisi, elbette Eski Mısır’ın kendi yazıtlarıdır. 19. yüzyılda ele geçen bu yazıtlar, aynı dönemde uzun çalışmalar sonucunda Mısır alfabesinin çözülmesiyle anlaşılmış ve Mısır tarihi hakkında pek çok bilgi ortaya çıkmıştır. Ancak bu yazıtlar, Mısır’ın resmi tarihçileri tarafından yazıldığı için, temelde bu medeniyeti övmeye yönelik taraflı yorumlarla doludur. Bize bu konuda en doğru bilgiyi ulaştıran kaynak ise, elbette, Mısır hakkında detaylı bilgiler verilen Kuran-ı Kerim’dir.

Kuran’da Hz. Musa kıssasında Mısır’daki sistem hakkında da önemli bilgiler verilir. Ayetlerde açıklandığı gibi, Mısır’da iki önemli güç odağı bulunmaktadır: Firavun ve onunla birlikte söz sahibi olan yönetici kadro. Bu kadro çoğu zaman Firavun üzerinde önemli bir güce sahiptir. Firavun onlara danışır ve zaman zaman onların telkinlerine göre hareket eder. Aşağıdaki ayetler, bu yönetici kadronun Firavun üzerindeki etkisine işaret etmektedir. Tabii en doğrusunu Allah bilir:

Musa dedi ki: “Ey Firavun, gerçekten, ben âlemlerin Rabbinden (gönderilme) bir elçiyim.”
“Benim üzerimdeki yükümlülük, Allah’a karşı ancak gerçeği söylemektir. Rabbinizden size apaçık bir belge ile geldim. Artık İsrailoğulları’nı benimle gönder.”
(Firavun) Dedi ki: “Eğer gerçekten bir ayet getirmişsen ve doğru sözlülerden isen, bu durumda onu getir (bakalım).”
Böylelikle (Musa) asasını fırlatınca, anında apaçık bir ejderha oluverdi.
(Bir de) Elini sıyırdı, o da anında bakanlara bembeyaz (görünüverdi).
Firavun kavminin önde gelenleri dediler ki: “Bu gerçekten bilgin bir büyücüdür.”;
“Sizi topraklarınızdan sürüp-çıkarmak istiyor. Bu durumda ne buyuruyorsunuz?”

Dediler ki: “Onu ve kardeşini şimdilik bekletiver, şehirlere de toplayıcılar yolla”;
“Bütün bilgin büyücüleri sana getirsinler.” (Araf Suresi, 104-112)

Dikkat edilirse, ayetlerde, Firavun’a akıl veren, onu Hz. Musa’ya karşı kışkırtan ve yöntemler gösteren bir kadrodan söz edilmektedir. Mısır tarihinin kayıtlarına baktığımızda, bu “kadro”nun iki temel unsuru olduğu görülür: Dönemin Mısır ordusu ve rahipler.

Bu iki güçten biri olan rahiplerin dönemin Mısır sosyal düzeninde nasıl bir konuma sahip oldukları önemlidir. İşte bu rahiplerin durumuna biraz daha yakından bakmak gerek. Eski Mısır’daki rahipler, Kuran’da “büyücüler” olarak bahsedilen sınıftır. Firavun rejiminin “fikri dayanağını” oluşturmuşlardır. Kendilerinde özel bir güç ve gizli bir ilim olduğuna inanmışlar, Mısır halkını bu otorite ile etkilemiş ve Firavun yönetimine olan bağlılıklarını sağlamışlardır. Mısır kayıtlarında “Amon rahipleri” olarak bilinen bu sınıf, astronomi, matematik, geometri gibi konuların yanında, büyücülük ve kahinlik gibi batıl inanışlar üzerine yoğunlaşmıştır.

Eski Mısır’daki söz konusu rahipler sınıfı, kendi içine kapalı ve özel bir ilme sahip olan (veya olduğunu düşünen) bir tarikattır ve bu gibi örgütlenmelere “ezoterik” örgütler denir. Türk masonlarının kendilerine özgü yayınlarından biri olan Mason dergisinde, masonluğun kökeninin bu gibi ezoterik tarikatlar olduğu anlatılır ve özellikle Eski Mısır rahiplerinden bahsedilir. MASONLUĞUN MUSEVİLİKLE HİÇBİR İLGİSİ YOKTUR.

MASONLUK FİRAVUN DİNİNİN TEŞKİLATLANMASIDIR.

Yazar: Ahmet AKINCI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir