HEP BERABER EL ELE BÜYÜK TÜRKİYE

Son günlerde salgın haricinde en çok darbe iması ve ihtimali üzerine gündem oluşturuldu. Ben önce başlatana bakarım. Elbette sonrasını da görürüm. Başlatan, siyasi tarih boyunca anadolu insanında karşılığı olmadığı için millete darbeleri tezgahlayanlarla iş tutmuş ya da sonucunda kazanım sağlamış. Şimdi siyasi iktidar olma ihtimalinin azalması ve yılların bürokrasi iktidarının elinden gitmesine içerleyip bişeyler ima etmiş. Sonra vay efenim öyle demedik olayını oynadılar. Türkçe okuyup yazan biri olarak ve bu konudaki hassaslığımla kıvırmanın alemi yok derim. Ha bu söylemin tarafını tutanlardan bi eleştiri “sen ne diyon bacım, len özgür sen dedin farkındamısın ağzından çıkanı kulan duyuyomu? diyen de olma dı. Şimdi bu ima eden içindi. Şimdi anlayanın bakış ve duruşuyla söylemine geleyim. İktidarsın bütün kurumlara hakimsin, önce bi araştırma yaptırırsın MİT araştırır. Bu adamlar birileriyle görüşmüşse açık eder milletle paylaşırsın. Sonra da uzatmadan çıkan duruma göre, 15 Temmuzda tiyatro dediniz. İsteyen buyursun bi perde daha oynasın millettin devletine nasıl sahip çıkacağını görsün, deyip uzatmazsın. Günlerce salgın dolayısıyla tevelerde milletin beyni yandı bi de bu lüzumsuz konuyla vakit ezmiyelim. Darbe olursa mahallesindeki sevmediği ya da başka inanç ve siyasette olanları tedirgin etmekte nesi? Hangi hakla darbe olursa o kişileri listelediğini söylüyorsun. Bunu iktidarda demeliydi. Amaç sanki ayrıştırmakmış ta sanki varmak üzeremiyiz. Bu topraklarda tutunmanın yolu birlik ve dirliktir. Yanlış yolda olanı ikaz etmek hepimizin görevidir. Ha darbe olursa elbette sokağa çıkıp namluyu millete ve iradeye çevirenin karşısına çıkarım. 15 Temmuz ertesi gün İzmir Konak meydanında demokrasi nöbetinde gecenin yarısında Ak partinin Dobrasını susturup ailecek “Ölürüm Türkiyem”i izmire yarım saat bağırtmış biriyim.(Şu megricilere de bağırtılacak türkü bu olmalıydı. İbrahim Tatlıses Türkçe, şivan Perver Kürtçe bunu okuduğunda o kalabalık bi şey ifade ederdi.) Ama asla darbeciyi seven, alkışlayan seçmen ya da vatandaşa silah doğrultmam resmini bile göstermem, yapılmasını doğru da bulmam. Ak parti medya tanıtım ekibi yeni şeyler sunmalı. Tv’lerinde aynı adamlar aynı şeyleri konuşuyorlar. Ben bile yeter demek durumuna geliyorum. İnsan kazanmak üzerine konular ve gelecek üzerine bir şeyler yapın. Gorbaçovun “glasnost ve perestroyka” açıklık ve yeniden yapılanma sözleri çok vazgeçilir değil. Şimdi tam da bu söylemle, gelin açıklıkla yeni fikirlerle yeni yüzlerle ülkenin geleceğine ufuklar açalım. Eleştiri iyidir doğruya ulaştırır. Saygı ve sağlıkla… Hep beraber el ele güçlü büyük Türkiye…

Yazar: Mesut ÇİFTÇİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir